BELÇİKA’DA TÜRK SİYASETÇİLERDE “ERMENİ SOYKIRIMI” VAR DEDİ!

Belçika Federal Meclisi, 1915 olayları için alınacak kararlar çerçevesinde bir araya geldi.
Aylardır Belçika’nın gündeminden düşmeyen sözde “Ermeni Soykırımı” tartışmaları, Federal Meclisin toplanmasıyla yeni bir boyut kazandı. Belçika’daki Türkler arasında tartışmalara neden olan sözde “soykırım” konusunda toplanan Federal Mecliste bulunan Türk asıllı milletvekillerinden de destek geldi.
Mahinur Özdemir’in partisi tarafından ihraç edilmesine neden olan sözde “Ermeni Soykırımı” anma tasarı konusunda bir araya gelen Federal Milletvekilleri arasında olan Türk siyasetçileri, soykırımı desteklemesi Belçika’daki Türkler arasında şok’a neden oldu. Belçika Federal Meclisi, sözde ’Ermeni soykırımın 100. yılını anma’ tasarısını oy çokluğuyla kabul etti. Meclis’in kararında 1915 olayları “soykırım” olarak yer almazken, Belçika hükümetine de sadece sözde ‘Ermeni soykırımının 100. yılını anma etkinliklerine katılma’ çağrısı yapıldı.
Öte yandan ,(GENİŞLETİLMİŞ HABER)
Belçika’da hükümetinin Türk vatandaşlarına karşı başlatmış olduğu ırkçı tutumundan dolayı Türk siyasetçileri kamuoyu tarafından hedef nokta gösteriliyor.
Aylardır Belçika’nın gündeminden düşmeyen sözde “Ermeni Soykırımı” tartışmaları, Federal Meclisin toplanmasıyla yeni bir boyut kazandı. Türk kökenli milletvekillerinin mücadelesi doğrultusunda, sembolik bir anma töreni ile sözde “Ermeni Soykırımı” konusunda sona gelinildiği kaydedildi.
YAPILAN BASKILARLA TÜRK SİYASETÇİLER YIPRATILIYOR
Geçtiğimiz aylarda, partisi cdH tarafından, sözde “Ermeni Soykırımını” kabul etmediği gerekçesiyle ihraç edilen Mahinur Özdemir’in ardından gözler diğer Türk siyasetçilerine yönelmişti. Belçika’nın iktidarda olan Irkçı partileri, Türklere karşı başlattığı ötekileştirme kampanyasına, Federal Parlamentosunda alınan karar damga vurgu.
BELÇİKA TARİHİNDE İLK DEFA MAHKEME ANILDI
Belçika’da toplanan Federal Milletvekillerinin oy çokluğu ile kabul ettiği sembolik anma töreninin ardından gözler politikacıların kuracağı cümlelere yöneldi. Belçika tarihinde ilk defa mahkeme yoluna gidilmesi konuşulurken “anma töreni” Belçika’da Türklerin zaferi olarak nitelendirildi. Sembolik nitelikteki kararda 1915 olayları “soykırım” olarak nitelendirilirken, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihsel ve manevi açıdan bu trajediden sorumlu tutulamayacağı belirtiliyor.
Kararda, 1915 olayları sırasında farklı tahminlere göre 300 bin ila 1,5 milyon Ermeni’nin hayatını kaybettiği ve Süryani, Keldani, Asuri, Pontus Rumları’nın yoğun katliamlara uğradığı savunuluyor. Kararda, bu dönemde yaşanan çatışmalarda Türkler ve Müslümanlar arasında da kayıplar yaşandığı ifade ediliyor.
Türkiye ve Ermenistan’a ilişkileri normalleştirme çağrısı yapılan kararda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun farklı dönemlerde Ermeniler ile empati kuran açıklamalar yapmalarının memnuniyetle karşılandığı belirtiliyor.
“ÖN ŞART ÖNERGESİ KABUL EDİLMEDİ”
Muhalefet partilerince verilen sözde soykırımı “inkarın” cezalandırılması ve “soykırımı tanımanın” Türkiye’nin AB üyeliği için ön şart olması yönündeki değişiklik önergeleri kabul edilmedi.
Avupa Ermeni diyasporası kuruluşlarının karardan “1915 olaylarından Türkiye’nin sorumlu tutulamayacağı” ifadesini çıkarma ve metni ağırlaştırma çabaları sonuçsuz kaldı.
Belçika’da parlamentonun üst kanadı 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarını ilk olarak 1998 yılında aldığı bir kararla tanımıştı.
Belçika’da Türk siyasetçiler alınan kararlardan sorumlu tutulurken, gündem malzemesi haline getirildi. Türk siyasilerin “Ermeni Soykırımı” konusundaki başarısı çarptırılıyor.
TÜRK SİYASETÇİLERİNE BASKILAR DEVAM EDiYOR
Belçika tarihine kara leke olarak girecek olan dava Belçika gündemine bomba gibi düştü. Belçika’nın Türk kökenli siyasetçisi Emir Kır, kaçak göçmen bir kadına uçakta şiddet uygulanmasına tepki gösterdiği için hükümetin hedefi haline geldi. Belçika tarihinde bir ilk yaşandı ve İçişleri Bakanlığı, Brüksel’in Saint-Josse Belediye Başkanlığını yürüten aynı zaman Federal Milletvekili olan Emir Kır’a karşı dava açarak tarih “kara leke” olarak not düştü.
Ülkenin ‘aşırı sağcı’ partisi NVA’lı İçişleri Bakanı Jan Jambon dün, Emir Kır’a karşı dava açtıklarını duyurdu. Davanın, “Kamu düzenini bozmak ve halkı polise karşı isyana kışkırtmak” suçundan açıldığı bildirildi. Jambon, uçakta yaşananlarla ilgili bir rapor hazırlattığını, raporda polislerin ‘aşırı tavır’ içinde olmadıklarının tespit edildiğini belirtti.
FAS’A GİDİYORDU
Emir Kır, 12 Mayıs günü, Tanger belediyesinin daveti üzerine bir heyetle birlikte Fas’a gitmişti. Emir Kır’ın uçağına güvenlik güçleri tarafından ülkesine geri gönderilmek üzere Nijeryalı kaçak göçmen de bindirilmiş, göçmen kadının direnmesine yönelik polisin sert tavrına Emir Kır müdahale etmişti.
Belçika tarihinde ilk kez İçişleri Bakanlığı, bir Federal milletvekili ve Belediye Başkanı’na karşı dava açmış oldu. Emir Kır “Uygulanan fiziki ve psikolojik şiddet karşısında sessiz kalamazdım. Nasıl bir ülkede yaşamak istediğimize karar verelim. Bu uygulama demokratik bir ülkeye yakışmadı” dedi.
Emir Kır olayı şöyle anlattı: “Uçağa binmeden önce rötar yaşanırsa ve çığlık atıldığını duyarsak endişe etmememiz için uyarıldık. İlginç bir durumdu. Uçağın arka taraflarındaydım güvenlik güçleri bir kadını hırpalıyordu. İngilizce konuşan kadın çığlık atarak ve ağlayarak gitmek istemediğini söylüyordu. Herkes orada bu duruma şahitti. Dayanılmaz bir durumdu. Belli bir süre sonra uçaktakiler ile birlikte buna son verilmesini istedik. Aba altından sopa gösterilince Federal milletvekili olduğumu söyleyerek araya girdim”. Kır, polisin kötü muamelesinden dolayı araya girdiğini, bunun insanlık görevi olduğunu söyledi. Yaptıklarından pişman olmadığını, uygulanan insanlık dışı muameleye müdahale ettiğini söyleyen Kır ‘aynı durum bir kez daha yaşansa yine müdahale ederim’ diye konuştu.



