Yazarlarımız

BAŞÖRTÜSÜNE “ÖZGÜRLÜK”

Kadın “ÖZGÜRLUK” ülkelerinde:

 

Televizyon ekranlarında, dergilerde, internet sayfalarında, reklam tabelalarında cinsel bir obje olarak kullanılmaktadır!!

 

Dinimizde ise:

 

Kadını: Bu ister eş isterse anne, kız, kız kardeş, teyze konumunda olsun, hep yüceltmiş ve yüceltilmesini de emretmiştir.

Müslüman olmamalarına rağmen kadın olmalarına gösterilen hassasiyet nedeniyle savaşta esir konumunda olan kadınlara dahi zarar  verilmemesini emretmiştir.

 

Oysaki Filistin’de, Bosna Hersek’te, Suriye’de, Arakan’da, Patani’de ki kadınlar: her türlü şiddete maruz kalıyorlar.

İşte Batı’nın Müslüman ülkelerindeki  kadına verdiği değer budur.

 

 

Peki, Batı kendi ülkelerindeki Müslüman kadına hangi değeri veriyor?

 

Öncelikle, onu aşağılamaktan ve hor görmekten hiç çekinmiyor. Eline geçen her fırsatı değerlendiriyor.

 

Peki, bize daha fazla bilgi verir misiniz derseniz, durumu şöyle izah edeyim:

 

 

Geçen hafta Brüksel AK Parti Başkan Yardımcısı Asiye Bilgin Hanım Strasburg havaalanında birçok parlamenter önünde güvenlik görevlileri tarafından sırf başörtülü olduğu için aşağılandı. Dünya kadınlar günü için Avrupa Parlamentosuna bir panele seyahat eden bir KADINA, kadının özgürlüğünü savunan bir zihniyete yakışır bir davranış da bulunuldu… Onlara da yakışan belki de buydu…

 

 

Belçika’da ise, Liège bölgesinde iki orta-lise okulda (College Saint-Hadelin de Visé ve Sacré Cœur de Visé’de) Müslüman genç kızlara “Başörtü” yasağının gelecek eğitim yılı için bildirildi.

Geleceğimiz olan bu genç kızlarımızın psikolojisini düşünebiliyor musunuz? Kadına bir yasak uygulayarak, onu özgürlüğe nasıl kavuşturabilirsiniz?

Hepimizin bildiği gibi Belçika’daki devlet okullarında Başörtü takmak yasak fakat özellerde idarenin kendi kararına kalmış bir durum bu yasak veya ÖZGÜRLÜK!

Acaba bu okullar hangi zihniyete dayanarak bu kararı aldılar diye sormuyorum kendime! Zira Müslüman, tesettürlü kadının artık okumuş, akademisyen olarak Dünya’da kendini göstermesi bunları rahatsız ediyor.

Amaçları, Müslüman kadına baskı uygulamak, psikolojik bunalıma sokarak onun mücadeleci ruhunu kaybettirip pes ettirmektir!!!

Fakat bunu başaramayacaklar!

 

 

Gençler; yılmak yok, pes etmek yok, ezilmek yok!

Mücadele etmek var, okumak ve okumak var!

 

 

Artı Dünya’nın Almanya’dan ders alması gerektiğini düşünüyorum.

Almanya’da Başörtülü öğretmenlere ve öğrencilere, örtülü bir şekilde derslerine girme imkânı verildi. Bu da bizler için bir umut ışığı olup, mücadelemizde bize yardımcı olmalı.

 

Vazgeçmek yok, yılmak yok, pes etmek yok. Bu iki okuldaki genç kızlarımız da yalnız değiller, ben de bir başörtü mağduru olarak verecekleri mücadelede ben de onlarla birlikteyim.

 

Dünya’da Başörtüye “özgürlük” diliyorum,

Saygılarımla,

Arife BEYHAN – 14 Mart 2015
Liège

 

Daha Fazla Göster

Arife BEYHAN

1979 yılında Liège'de doğdu ve 5 kız çocuklu Karamanlı bir ailenin 3’üncü kızıdır. Evli ve iki çocuk annesidir. Fransızca, İngilizce ve flamanca bilmektedir ve bir mağazada satış müdürüdür.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu