GÜNLERİMİN KADER MAHKÛMU

Düz yollarım yokuş oldu adeta kendimden kaçtığım. Kötü günlerimi belki bir gün unuturum ümidiyle adeta zamandan kaçmak istedim. Mahkûm etmek gelmedi değil hani kendimi. Günlerimin geçmek bilmeyen kader mahkûmuyum.
Yaşamımda kaç vurgun yedi yüreğim ve kaç kez yıkıldı ben bile sayamadım. Ve kabuk tutan tüm düşlerimi titrek bir mum ışığıyla yakmak ve her yangından sonra küllerimi savurmak isterdim essiz rüzgârlara doğru. Tatlı bir gecenin loşluğundan yel değirmenleriyle her bir yere.
Anılarımda aylar ve yıların geçmişliği devam ederken yüreğim adeta nasır bağlamıştı. Belki cehennem ateşimde yaşarken yürümekteyim biliyor musun?
Günlerim kadere mahkûm ken gel de kalbimde neler yazılı şuan. Her karanlıkta gecenin ayazı sarar her bir yanımı. Açıkçası kara bahtım meçhullüğümün bir simgesi.
Ben mahkûm ken bitmez ayrılıkları tek tek saydım ben. Biliyor musun kaybedecek hiçbir şeyim kalmadı. Kelimelerim hüzünlü cümlelerim anlamsız. Ben mahkûm ken var ya sevdalarımı bitirdim inan gururlarımı tükettim. Senin anlayacağın acıya da hasrete de ayrılığa da alıştım.
Bir tek günlerim mahkûm kaderine alışamadım.
Tolga TURAN

