ManşetYazarlarımız

KAZANCIMIZ HARAM MI YOKSA HELAL Mİ?

Dünya’da bulunan her insan hayatını sürdürmek için çalışır, çalışması da gerekir. Çalışmanın hedefi ise, Dünya’yı ve ahireti Cennet etmek. İslamiyet’e en uygun düşen düşünce de budur.

Peki, amacımız her iki Dünya’da Cenneti kazanmak ise, neden bazılarımız haram para kazanmaktan kaçınmaz? Oysaki Müslüman kişi sahip olduğu her şeyden mesul değil midir? Helal dururken neden harama gerek duyuluyor? Mesela yurtdışında yaşayan biz gurbetçiler. Birçoğumuz helal para kazanmak için sabah erkenden işe gider akşam geç saatlerde geri döneriz. Zira bizler evimize girecek olan her lokmanın hakkını vermemiz gerektiğini biliriz. Peki, bilmeyenler veya bilip de işine gelmeyenler? Zinaya, harama karşı olduğu halde, Camilerde başköşelere oturdukları halde, neden evinize haram para girmesinde göz yumuyorsunuz? Ha tabi malınız çoğalacak! Bu tür tipleri ben şöyle ayırdım, eminim daha çok farklı olanları vardır, onlar kadar uyanık olamadığım için bu üçünü ele alacağım:

– Bir: Evli olduğu halde; mahkemede ayrılıp adreslerini ayrı evlerde gösterenler. Erkek çalışıyor, bayan da işsizlikten yani chomage’dan tüm maaş alıyor. Bu zina değil mi? Beraber olduğunuz halde para için ayrılıyorsunuz ama berabersiniz? Aman kafam karıştı, nesiniz siz? Evli mi, sevgili mi, menfaat için beraber olan eşler mi? Yook değil, bunlar bir de Müslümanlığı kimseye vermezler! Kendileri dürüstlerin kralı olurlar! Devleti kandırıyorsunuz, bravo sizlere peki Allah’ı nasıl kandıracaksınız? Ve Bir istatistik çalışmasına göre, bu insanların kendi akrabaları tarafından şikayet edildikleri ispat edilmiş! Bazı evlere baskın yapılıyormuş sabah erken saatlerde… Para için ne hallere düşülüyor işte, yazık.

– İki: sağlıklı olduğu halde mütüele yani hastalık sigortasına düşüp oradan maaş alanlar var. Allah’ım ne kadar kurnazsınız! Nasıl becerirsiniz? Sizlerden iyi dizi senaristleri olur, gerçekten! Dürüst insanları da oyuncu olarak oynatırsanız artık!

– Üç: chomage hakkı olmayan CPAS’den alıyor maaşını. Yani türkçesi sosyal yardım. Demokrasilerde çareler tükenmez, nerden tutturabilirlerse artık…

Şöyle etrafıma bakıyorum da, bu insanlarla dolu… Mal hırsı bunları o kadar kaplamış ki; yetimin, boynu bükük çocukların hakkını yiyorlar. Zira o yediğiniz paralar, devletin değil temiz insanların hakkı! Ve bu davranışta bulunanlar sadece bizim Belçika’da değiller, uluslararası bir unvana sahip olmuş, Hollanda ve Almanya da bunlarla dolu. Mesela bunların hepsi işsiz yani işsizlikten maaş alıyorlar veya hastalık sigortasından, memleketlerine gittiğinizde var ya, mal varlıkları sayılmayacak kadar fazla. Ya bazıları yıllarca çalışıp bir evi zor alıyor! Bir de utanmadan villalarda oturuyorsunuz! Maşallah, öteki dünyada hepsi sizinle gelecekler, harama devam!

İşte insanlar çok paraya sahip olmak istediğinde, yani tek hedefi bu olduğunda, bu insan tehlikeli olmaya başlar. Mal-mülk her şey demek değil. Çünkü insan, maddeden ibaret değildir. Çalışalım, İslami ölçüler içinde çalışalım… Yattığım yerden gelsin felsefesi ile değil. Çaba sarf edilerek kazanılan her daim daha değerli olur… “Kazancımız haram mı helal mi?” diye sorgulayan nesiller yetiştirmemiz dileğim ile saygılarımla…

15 Şubat 2014 CHERATTE

Arife BEYHAN

Daha Fazla Göster

Arife BEYHAN

1979 yılında Liège'de doğdu ve 5 kız çocuklu Karamanlı bir ailenin 3’üncü kızıdır. Evli ve iki çocuk annesidir. Fransızca, İngilizce ve flamanca bilmektedir ve bir mağazada satış müdürüdür.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu